Grip Deyip Geçmeyin

Son dönemde de görüldüğü gibi grip evrim geçirerek ya da yapı taşları ile oynanarak bir şekilde daha da etkili oluyor. H1N1, kuş gribi ve paçavra gribi gibi farklı türleri ile karşılaştığımız gripten korunmamızda ciddi anlamada zorlaşıyor. Gribin bu kadar yaygın görülmesinin en büyük nedeni hızlı şekilde yayılabilmesidir. Nefes, tükürük ve diğer yollar ile anında bir insandan diğerine geçebilen grip etkileri farklı şekilde görülebilen bir soğuk algınlığı şeklidir. Genellikle kış ve bahar aylarında karşımıza çıkan bu mikroptan korunmak bir nebze olsun mümkün. Ancak başa gelen çekilecek diye bir kural yok. Bu neden ile alınacak bazı bitkisel önlemler ile gribi hafif geçirmek mümkün olacaktır.

Öncelikle gripten korunmak için neler yapmalıyız ondan bahsedelim. Her ne kadar grip aşıları olsa da bu aşılar sadece bir veya iki grip mikrobu karşında etkilidir. Ancak önlem amaçlı içinizi rahatlatacaksa grip aşısı önlem olarak yaptırılabilir. Ayrıca tüm hastalıklarda olduğu gibi grip içinde bağışıklık sistemimiz çok önemlidir. Eğer stres, uykusuzluk, düzensiz ve sağlıksız beslenme gibi bir hayat tarzına sahipseniz, muhtemelen grip sizi yatak döşek yatıracaktır. Bu gibi sorunlar yaşamamak için öncelikle düzenli uyku, sağlıklı beslenme bu işin ilk temelidir. Doğru şekillerde tüketilen meyve ve sebzeler içeriklerinde ki vitaminler ile sizlerin bağışıklık direncinizi arttırır.

Aslına bakarsanız her meyve tam da zamanında yetişiyor. Doğa bu konuda da bizlere çok cömert ve özel çözümleri sunmakta. Kışın yetişen tüm meyve ve sebzeler ciddi anlamda anti oksidan ve C vitamini içerirler. Özellikle turunçgiller bu konuda başı çekiyor. Kışın greyfurt, portakal, limon ve mandalina gibi meyveler grip aşısından çok daha etkilidir. Bu neden ile gripten korunmak ve gribi çabuk atlatmak için bu meyveleri bolca tüketmenizi öneririz. fazla tüketilmelerinde de zarar olmayan bu meyveler, C vitamini içerdiklerinden dolayı bedene de zarar vermezler.

Kış çayları bilinen en güzel grip ilaçlarıdır. Hastayken ve hasta olmadan önce bu çayların tüketilmesi hepimiz için en doğru ve sağlıklı seçenektir. İçerisine evde ne varsa koyabileceğiniz ve sıcak tüketebileceğiniz bu çaylar, sizlere inanılmaz bir enerji verecektir.

Bakalım evimizde neler var; kekik, nane, limon, kabuk tarçın, elma… bunların hemen hepsi tüm evlerde bulunan harika bitkilerdir. Bir de zencefil ve balınız varsa alın size harika bir soğuk algınlığı çayı!

Bitkisel çayları hazırlarken dikkat edilmesi gereken en önemli unsurların başında kaynama süreleri ve demlenme şekilleri yer alır. Öncelikle bitkisel çayların büyük bir kısmı su kaynadıktan sonra içine ilave edilip, ocaktan alınmalıdır. Kaynamış su onların demlenmesi için yeterli olacaktır. Aşırı şekilde kaynatırsanız içeriklerinde ki maddelerinde ölmesine neden olabilirsiniz.

Elbette ki bu her bitki için doğru değildir. Mesela ıhlamur demlendikçe tadı çıkan, uzun sürede şifası çıkan bir bitkidir. Kış aylarında özellikle balgamlı öksürüğü olanlar için harika bir içecektir. Bal ve limon takviyesi ile inanılmaz bir doping yapabilirsiniz.

Kullanacağınız bitkilerin dallar halinde ve doğal ürün satan aktarlardan alınması, hatta yaz aylarında kendi elleriniz ile bunları derleyip, kurup saklamanız da harika olur. Nane, kekik, ıhlamur ve adaçayı gibi bitkileri bu şekilde hazırlayabilirsiniz.

Tüm bu çayların haricinde farklı yöntemler de uygulanabilir. Mesela sinüslerinizde akıntı var ise 1,5 litre suyun içine 1,5 yemek kaşığı deniz tuzu, 1 tatlı kaşığı karbonat ve 1 tatlı kaşığı alkolsüz propolis koyarak karıştırın. Uygulama şekli ise şu şekilde olacak; bir hortum, ibrik ya da çaydanlığa bu sudan bir miktar alın. Başınız öne eğin, kafanızı 45 derece açı yapacak şekilde yana bakın. Üstte kalan burun deliğinize bu sıvıyı akıtın. Tıkalı olan burun delikleriniz açılıp, sı diğer burundan çıkana kadar işleme devam edip bırakın. Bu işlemi 3 gün boyunca sabah ve akşam yapın. Harika bir sinüs iltihap kurutucu, akıntı ve soğuk algınlığından kaynaklı sorunların giderilmesine yardımcı olan bu ev yapımı ürünü dilediğiniz zaman kullanabilirsiniz. 3 gün sonra sinüs iltihabınızın geçtiğini, tıkanıkların ortadan kalktığını göreceksiniz. Bunu çocuklarınıza da uygulayabilirsiniz.

Bu noktada dikkat edilmesi gereken en önemli şey, hasta olmadan önce kendimizi korumaktır. Bu neden ile mevsime uygun giyinmek, kalabalık ortamlarda daha dikkatli olmak, sebze ve meyve tüketimini yükseltmek, uyku düzenine dikkat etmek en önemli koruyucu unsurların başında gelir. Hasta olduğunuzda ise kesinlikle bol su tüketmeli, ilaçlarınızı düzenli kullanmalı ve bol miktarca C vitamini alıp, hazırlayacağınız bitki çaylarını içmelisiniz. Elbette ki bolca dinlenmeniz daha hızlı toparlanmanız için de iyi olacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir